Rahim ağzı kanseri belirtileri

Serviks yani rahim ağzı vajinanın en üst noktasının rahmin en alt kısmıyla birleştiği alandır. Bu alanda gelişen kanserler yani rahim ağzı kanseri şu an tüm dünyadaki kadınlarda kanserden meydana gelen ölümlerin başında gelmektedir. Bu alanda gelişen lezyonların henüz kansere ilerlemeden önceki evrede saptanmasını sağlayan Pap Smear Testi sayesinde serviks kanserinden ölüm oranı son 50 yılda %50 ile %70 arasında azalmıştır. Sağlıklı beslenme, zayıflama, şifalı bitkiler ve bitkisel tedavi ile ilgili her şey arşivimizde.

Servikal lezyonların hemen tümünde Homopapiloma virüsü denilen cinsel yolla bulaşan bir virüse rastlanmıştır. Bu nedenle cinsel hayatı olan ve 18 yaşından büyük tüm kadınlara düzenli Pap Smear Testi yapılması önerilmektedir. Ayrıca Homopapiloma virüsüne karşı geliştirilen aşılarında servikal kanseri yani rahim ağzı kanserini önlemede başarılı olacağı düşünülmektedir.

Rahim ağzındaki kanser öncesi lezyonlar genellikle belirti vermezler ama bu lezyonlar kansere ilerlediğinde bir takım şikayetler ortaya çıkar. Bu vajinadan kötü kokulu kanlı bir akıntı gelmesi, cinsel ilişki esnasında ağrı veya sonrasında vajinal kanama, adet dönemi kanamalarının düzensiz ve uzun sürmesi gibi belirtilerdir. Bu belirtiler başka sebeplerden de kaynaklanabilir ama imal edilmemeli ve hastalığın tanısında gecikme olmaması için doktora başvurulmalıdır.

En iyi tanı yöntemi Pap Smear Testi’dir. Pap Smear, endoservikal kanaldan bir fırça yardımıyla sürüntü alınmasıdır. Bu mikroskopta incelenir ve anormal hücreler tespit edildiğinde doktorunuz kolposkopi istemelidir. Kolposkopi, rahim ağzının özel ışıklı bir büyüteç tarafından daha ayrıntılı incelenmesi işlemidir. Bu esnada rahim ağzına özel solüsyonlar sürülerek şüpheli alanlardan biyopsi yapılabilir. Tüm bunlar neticesinde tespit edilen alanlar krioterapi, lazer veya LEEP gibi işlemlerle temizlenebilir. Bu işlemler rahim ağzı kanserinin önlenmesinde son derece etkilidir. Eğer rahim ağzı kanseri yani servikste geliştiyse yapılacak şey cerrahi tedavi ardından radyoterapi veya bunların kombinasyonudur. Kemoterapide bunlara eklenebilir. Tedaviden sonraki 5 yılı yaşama şansı %72′dir. Ancak servikal kanserin yani rahim ağzı kanserinin tedavi edilse dahil 2 yıl sonra tekrarlama şansı %74′tür. Bu nedenle herkesin bütün kadınların cinsel hayatı olan tüm kadınların yıllık jinekolojik muaynelerine ve Pap Smear Testi’ni yaptırmalarını ihmal etmemeleri önerilmektedir.

1 Yorum : 02.6.12

Histeroskopi nedir?

histeroskopi nedir Histeroskopi nedir?
Histeroskopi, çocuk sahibi olamayan bayanlarda çok fazla kullanılan görüntüleme yöntemlerinden bir tanesidir. Histeroskopide; ışıklı bir kamera yardımıyla rahim kanalının içerisine girilerek, rahim içerisini kontrol edebilme ve bunu bir ekrandan izleme imkanını doktorlara sunmaktadır. Histeroskopide bir çok patolojik bulgunun teşhiside konabilmektedir. Mesela çocuk sahibi olamamaya neden olan rahim içi yapışıklıklar, rahim içerisinde et parçası diye bilinen polipler, yine rahim içerisinde miyomlar veya rahim içerisinde daha önceki operasyonlara bağlı veya kürtajlara bağlı oluşmuş olan yapışıklıkların açılması konusunda doktorlara histeroskopi yardımcı olur. Aynı zamanda teşhisi içinde oldukça önemlidir. O yüzden; doktorlar, üst üste tüp bebek tedavisi geçirmiş ama başarılı olamamış ya da ultrasondan rahim içerisinde anormal bir şeylerden şüphelendiği taktirde mutlaka kamera ile rahim kanalına girerek rahim içerisini gözlemlemeyi tercih etmektedirler. Histeroskopi sonrası hamilelik oldukça zordur.

Bu doktorlara bir takım avantajlarda sağlamaktadır. Çünkü herşey ultrasonla veya rahim filmiyle ortaya çıkamayabilir. Histeroskopi çıplak gözle görülmesini sağladığı için aynı zamanda hekime tedavi imkanı sunduğu için çok kullanılan bir yöntemdir ve histeroskopinin çok büyük bir zorluğu yoktur. Çok kolay uygulanan, 10 – 15 dakikalık bir prosedürdür. Kimi hastalarda anestezi bile verilmemektedir ama hasta konforu açısından her zaman için kısa bir anestezi tercih edilmektedir. İşlemden sonra hasta bir saat istirahat ettikten sonra evine dönebilmektedir ve gece yatışı gerektirmeyen bir işlemdir.

0 Yorum : 02.5.12

Vajinismus nedir?

vajinismus Vajinismus nedir?
Vajinismus, bayandan kaynaklanan nedenlerle cinsel birleşmenin olmaması durumudur. Vajinismus hastaları tüp bebek kliniklerine çocuk sahibi olamama şikayetiyle başvurmaktadır. Halbuki vajinusmus hastaları gerekli psikolojik destek ve vajinusmus tedavi programlarıyla bu sorunu aşabilmektedirler ve ilk planda tüp bebeğe gerek yoktur. Vajinismus hastaları aileleri tarafından da mutlaka desteklenmek zorundadır. Çünkü bu konuda hem hassas bir kişilik yapısı vardır vajinusmus hastalarında hem de çok fazla korkuları bulunmaktadır.

Bu vajinismus tedavisi zor bir tedavi değildir. Tedavide doktorların uyguladığı yöntem duyarsızlaştırma yöntemidir. Bu tedavi yöntemiyle %90 – %95 olasılıkla başarı sağlanmaktadır. O yüzden vajinusmus hastalarına tavsiyemiz öncelikle vajinusmus tedavileri görmeleridir ve bu tedavinin sürecide çok uzun bir süreç değildir. Yaklaşık 15 günlük bir süreç içerisinde 4 seanslık bir tedavi ile bu sorundan kurtulabilmektedirler. Onun için vajinismus hastalarının ilk planda tüp bebek tedavisine başvurmaları çok uygun değildir.

Sağlıklı beslenme sitesi olarak hastalıkla ilgili detayları vermeye devam ediyoruz.

Vajinismus Çeşitleri:

Cinsel olarak deneyimli kadınlarda da deneyimsiz kadınlarda da vajinismus gelişebilir.

A. Primler vajinismus; kadının PC kas gruplarının spazmı nedeniyle hiç ağrısız ilişki yaşamaması durumudur, ilk cinsel birleşme girişiminde bulunulduğunda veya jinekolojik muayene sırasında açığa çıkar ve ondan sonra da devam eder.

B. Sekonder vajinismus; daha önce ağırsız cinsel ilişkisi olan bir kadında daha sonra kasılmaların ortaya çıkmasıdır. Bu durum çoğunlukla bir incinme veya cerrahi müdahale sonrasında ortaya çıkar. Fiziksel sorunlar çözülse bile kişi artık ilişkiye girememektedir.

0 Yorum : 02.4.12

Dalak şişmesi belirtileri ve nedenleri

Dalağın büyümesine neden olan çok ciddi bir dizi hastalık vardır ama yaygın anlaşılan haliyle dalak şişkinliği sadece efor kapasitesi sınırını ya da yeterince antremanı olmayan kişilerde ağır eforlardan sonra ortaya çıkan genellikle sol kaburga altında ağrı ile birlikte kendini gösteren ve istirahat sonrası kaybolan bir yakınmadır. Hekimler için bu durumun çok önemli, çok büyük bir klinik değeri yoktur ama dalağın giderek büyüyor olması ya da dalağı büyüten hastalıkların varlığı durumunda tabii çok detaylı bir inceleme yapmak gereklidir.

Ağır eforlardan sonra özellikle alışık olmayan kişilerde sol kaburga altında hissedilen şiddetli ağrı dalakta efor sırasında kanın göllenmesi ve dalak kapsülüne gelmesi sonucunda ortaya çıkan bir durumdur. Bu ağrı genellikle istirahatle birlikte bir süre sonra geçer. O nedenle benzer bir yakınmaortaya çıktığında kişinin devam ettirdiği fiziksel aktiviteyi sonlandırması ve dinlenmesi gerekir. Zaten bu şikayetle beraber eğer efor kapasiteniz sınırlı ya da yeterince antremanlı değilseniz kalbinizin çok daha hızlı attığını, nefesinizin daraldığını, havaya doyamadığınızı hissedersiniz, bu gerçektende organizma için ekstradan fazla bir yük anlamına gelir ve ciddi riskler taşımaktadır. Bu konuda dikkatli olmak, çok ağır eforlardan kaçınmak ve benzer bir yakınma olduğu zaman söz konusu olan eforu sonlandırmak ve dinlenmek gerekir.

Efor kapasitesi sınırlı ya da yeterince antremanlı olmadan ağır efor yapan şahıslarda sol kaburga altında şiddetli bir ağrı ortaya çıkabilir. Yaygın olarak buna dalak şişkinliği, dalağım şişti gibi ifadelerle bilinen bir durumdur. Sebebi efor sırasında kanın dalakta birikmesi ve dalak kapsülünün gerilmesine neden olmasıdır. Bu şekilde ağrı ortaya çıkar. Efor sonlandırıldıktan ve yeterli bir süre istirahat ettikten sonra bu ağrı kendiliğinden geçer. Bunun klinik çok büyük bir değeri yoktur. Ancak böyle bir duruma düşmemek için efor kapasitesi sınırlı olan kişilerin kendi sınırlarını zorlayıcı eforlardan kaçınmaları ve düzenli antreman yapmayan ya da düzenli spor yapmayan kişilerin birden ve çok şiddetli bir şekilde kendi organizmalarını zorlayıcı ağırlıkta eforlar, uzun süre koşular ve benzeri aktivitelerden kaçınmaları gerekir. Bu sadece dalağın şişkinliği için değil çok daha önemli dolaşım sistemi, kan basıncı gibi çok daha yaşamsal noktalarda ciddi sorunlar yaratabilir.

0 Yorum : 02.4.12

Göğüs Büyütme

Göğüs+Büyütme+Yöntemleri 203x135 Göğüs BüyütmeMeme büyütme ameliyatının yapıldığı durumlar?

Meme büyütme ameliyatı genelde genç yaşta göğüsleri büyümemiş olan hastalardır. Başka bir hasta grubu da hamilelik sonrasında göğüslerin de biraz boşalma olan hastalardır.

Göğüsleri büyütmek için ameliyat olmak şart mı?
Göğüs büyütmenin tek bir yöntemi vardır o yöntemde memeye bir tane meme protezi koymaktır. Piyasada birçok ilaçlar ve kremler satılmaktadır. Tıbben göğüs büyütme ilaçlarının ve kremlerinin kanserojen etkileri vardır kesinlikle uzak durulmalıdır.

Meme büyütme yaptıran bayanın çocuk emzirebilmesi mümkün mü?
Hiçbir problem olmadığından çocuk emzirebilirler.

Meme büyütme ameliyatından sonra iz kalabilir mi?
Meme ameliyatının tekniğine göre nasıl bir iz kaldığı ortaya çıkar. Bu protezin 3 tane temel yerleştirildiği yer vardır.
Birincisi koltuk altıdır ve burada hiçbir iz kalmaz.
İkinci göğüs altına konabilir ve aradan yaklaşık 1 sene sonra hiç bir iz kalmaz.
Üçüncüsü göğüs ucunadır. Göğüs ucunda iz kalabilir.

Meme büyütmede kullanılan silikonun zararları nelerdir?
Meme protezi gerçekten çok ileri teknoloji ile özenle ve laboratuarlarda test ediliyorlar. Meme protezi kanser etkisi kesinlikle yoktur. Eğer meme protezi taşıyorsanız rutin kontrollerinizi yaptırmanız lazım çünkü eğer meme kanseri olmuşsanız silikondan dolayı kanserin tanısı konmayabilir.

Meme büyütme ameliyatından sonra hastanın yaşadıkları?
Ameliyattan sonra genelde hastaların çektiği sıkıntı göğüslerinde bir baskı varmış gibi hissediyorlar. Çok ağrılı bir ameliyat olmamasına rağmen hastalar bir baskı hissedebilir. Hasta 1-2 hafta yatarken sırt üstü yatmak zorundadır.

Meme büyütme sonrasında memede hissizlik meydana gelir mi?
Hissizlik meydana gelmez. Çok çok nadir olacak bir şeydir ama olmayacak diye bir şey de söz konusu değildir. Ameliyattan 3-4 aydan sonrada protez konduğunu unutursunuz.

Meme büyütme ameliyatında sonuç beğenilmezse ne olacak?
Beğenilmediği takdirde daha sonra yeniden tekrar tekrar ameliyat yapılabilir. Bu tamamen sizin kararlarınıza bağlıdır.

 

0 Yorum : 07.20.11

Testis Kanseri Hakkında

Testis Kanseri

Testis kanseri daha çok sperm üreten hücrelerde başlar.Kanser ilk zamanlarda testis bezlerinde bezelye büyüklüğünde sert bir şekilde görülür.Bu oluşan kitleye dokunulduğu zaman hiçbir ağrı, sızı yapmaz.Erken safhada bundan başka hiçbir belirti bulunmamaktadır.Ne kadar erken teşhis koyulur ise o kadar iyidir.Genellikle kanser tek bir testisi etkiler.

Belirtileri

  • Testiste şişmeler
  • Bölgesel ağrı
  • Testislerde ağırlık

Testis kanseri genç yaştaki erkeklerde özellikle 15-35 yaş arasında sıklıkla görülür.Beyaz erkeklerde görünme olasılığı, siyah erkeklerde görünme olasılığından biraz daha fazladır.Eğer testislerden ikisi yada yalnızca biri doğumdan sonra inmemiş ise ileride kanser olma riski oldukça yüksektir.Erken teşhis edilebilirse, tedavisi genelde olumlu sonuçlar vermektedir.

Tedavisi

Testis kanseri olan kişi kesinlikle ameliyat olması gerekmektedir.Bu ameliyatta erkekliğin kaybedilmesi anlamına gelmez, çünkü geri kalan zamanda hormon üretme fonksiyonunu tekrar yerine getirebilir.İki testisinde kaybedilmesi durumunda kısırlık oluşur.Ancak 3 hafta içerisinde enjeksiyon ile erkeklik hormonu verilerek normal cinsel fonksiyon tekrar kazanılabilir.

Diğer bir tedavi şeklide radyoterapi ve kemoterapidir.Eğer kanser yayılmışsa ona karşı verilebilecek en iyi mücadele radyoterapi ve kemoterapi yolu ile olur.

 

0 Yorum : 07.14.11

« Önceki SayfaSonraki Sayfa »