Beslenme ve Ruh Sağlığı İlişkisi

Sadece beden sağlığınız değil ruh sağlığınız da çatalınızın ucunda, biliyor musunuz?

Şimdiye kadar psikosomatik hastalıklar diye adlandırılan ruhî dengesizliklerin, aksaklıkların, bedenî rahatsızlıklar şeklinde ortaya çıktığı bilinmektedir. Araştırmalar bunun tersinin de sözkonusu olduğunu, beden rahatsızlıklarının ruhî aksaklıklar, kişilik bozuklukları, kusurları şeklinde ortaya çıkabildiğini göstermekte. Sözgelimi, mantar zehirlenmesi önce zihinde, düşüncelerde karmaşa şeklinde ortaya çıkar. Sindirim güçlüğünün ilk belirtileri, sinirlilik, hatırlama güçlüğü ve düşünce karışıklığıdır. Dahası, beynin biyokimyası da, pek çok akıl hastalıklarının başlangıcının bedensel olduğunu göstermektedir.

Bu konuda bir kitap yazmış olan Prof. Anto-nio Lodispoto “Bedenimizle ruhumuz ayrılmaz bir biçimde birbirine bağlıdır” diyor. Bugün psikolojik sebepten kaynaklandığını sandığımız baş ağrılarının pek çoğundan, iyi bir beslenme rejimi uygulayarak kurtulmak mümkündür.

Aslında karaciğer bozukluğundan kaynaklanan ve karaciğer tedavisiyle giderilecek huysuzluk, huzursuzlukların sayısı sanıldığından da çoktur.

İşte bu yüzden günümüzde önemlerini kaybeden iç hastalıklar uzmanı doktorların yeniden önem kazanması bekleniyor. Zira “Bugün asa-bî rahatsızlığı olan nörologa, böbreğinden rahatsız olan ürologa vb. gidiyor” diyor Dr. Lodispoto.

Uzun ve sağlıklı yaşamak istiyorsanız, dengeli bir beslenme rejimi uygulamaya dikkat edin ve elinizden geldiği kadar çok hareket edin.

Beslenme uzmanları, kümes hayvanları ve balık etini, sığır ve koyun etine tercih etmenizi öğütlüyorlar.

Ayrıca, etin bütün yağlı kısımlarını çıkarın. Ve ızgara şeklinde pişirilmişini yağda kızarmışına tercih edin diyorlar.

Şeker ve şekerli besinlerle tuzdan uzak durun. Tereyağı, krema ve peynire de fazla itibar etmeyin…

Sıvı nebati yağları, katı, hayvani yağlara tercih ederken, hareketsizlikten kaçının! Sevdiğiniz egzersiz neyse, yürüyüş, bisiklet vb. onu tercih edin.

Düzenli bir biçimde egzersiz yapmak, kalbinizi güçlendirir. Çünkü daha iyi ve daha derin nefes alırsınız ve kalbinize bol oksijen ve besin sağlarsınız.

Belki zaman alır bu, ama değer doğrusu. Eğer yıllardır hareketsiz bir hayat sürdüyseniz yavaş yavaş, ağır bir tempoyla başlayın egzersize.

15-20 basamaklık 3 kat merdiveni çıkmayı deneyin bakalım. Arada soluk almak için durmanız gerekti mi?

Konuşamayacak kadar soluk soluğa kaldınız mı? Bu soruların cevabı “evet” ise, herhangi bir egzersize başlamadan önce doktorunuza danışın.

Haftada iki veya üç kere 20’şer dakikalık egzersiz programları uygulayın. Yürüyün, koşun, bisiklete binin, yüzün ya da cimnastik yapın.

Benzer Konular:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir