Bal Her Derde Deva

Kahvaltı sofralarının vazgeçilmezi, doğanın mucizesi bal, adeta her derde deva. Bal mikrop öldürücü özelliğe sahiptir. Bu özelliğinden dolayı göz ağrılarını gidermek için kullanılır. Bal, karın ağrılarını keser, mideye ferahlık verir. Mide ve bağırsaktaki yaraları tedavi eder. Ülserli hastalardan haftada dört kilo bal yiyen ve buna bir ay devam eden 100 hastadan 97’sinde ülserden kesin eser kalmadığı saptanmıştır.
* Kolayca sindirilir: Bal içindeki şekerlerin bir başka cins şekere (fruktozun glikoza) dönüşebilme özelliği sayesinde, yüksek miktarda asit içermesine rağmen, en hassas mideler tarafından bile kolaylıkla sindirilir. Aynı zamanda bağırsakların ve böbreklerin daha iyi çalışmasına yardımcı olur.
* Süratle kana karışır, hızlı bir enerji kaynağıdır: Bal ılık suyla karıştırıldığında yedi dakika içinde kana karışır. İçerdiği serbest şekerlerden dolayı beynin çalışması kolaylaşır. Yapılan son araştırmalara göre, şekerlerin bu kendine özgü karışımı yorgunluğun giderilmesinde en etkili yöntemdir ve atletik performansı artırmaktadır.
* Bal kan yapımına destek olur: Bal kan yapımı için vücudun gereksinim duyduğu enerjinin önemli bir bölümünü karşılar. Ayrıca kanın temizlenmesine de yardımcı olur. Kan dolaşımını düzenleyici ve kolaylaştırıcı yönde etkisi vardır. Damar sertliğine karşı önemli bir koruyucudur.
* Antimikrobiktir: Antimikrobik etmenler belirli bakterilerin, mayanın ve küfün büyümesine engel olur. Balın, bakterinin barınmasına imkan tanımayan özelliği “inhibine etki” olarak adlandırılır.
* Antioksidandır: Sağlıklı yaşamak isteyen herkesin özellikle antioksidan tüketmesi gerekir. Antioksidanlar, hücrelerde normal metabolizmanın zararlı yan ürünlerini temizleyen bileşenlerdir. Balın içeriğinde de güçlü antioksidanlar mevcuttur. Pinocembrin, pinobaxin, chrisin ve galagin gibi… Bunlardan pinocembrin sadece bulunan bir antioksidandır.
* Vitamin ve mineral deposudur: Bal, fruktoz ve glikoz gibi şekerlerin yanı sıra magnezyum, potasyum, kalsiyum, sodyum klorür, kükürt, demir ve fosfor gibi mineralleri de içerir. Nektar ve polen kaynaklarının niteliklerine göre değişmekle birlikte, balda B1, B2, C, B6, B5 ve B3 vitaminleri bulunmaktadır. Ayrıca bakır, iyot, demir ve çinko da az miktarlarda bulunur.
* Yaraların tedavisinde kullanılır: Balın havadan nem çekebilme özelliği, iyileşmeyi hızlandırarak yara izi kalmasını önler. İyileşmenin gücünü artıran kolajen liflerinin üretimini hızlandırır. Balın, yaranın etrafındaki şişkinliği azaltan antienflamatuar bir etkisi vardır, bu aynı zamanda hissedilen acıyı da azaltır.
* Kalitesi arının uğradığı bitkilere göre değişir: Dağlardan ve ağaçlardan alınan balın boş alanlarda alınan bala göre üstünlüğü vardır. Balın yüzde 70’lik kısmı doğrudan kana karışmaktadır. Bunun yanında balın içinde, her türlü mikrobun üremesini engelleyen birçok madde vardır. Bunun sayesinde bal, uzun yıllar boyunca bozulmadan kalır.
* Vücudun erken yıpranmasını engelleyen bir besindir: Bal sinir bozukluğu nedeniyle uyuyamayan insanların sinirleri teskin eder. Mide ülserine de faydası vardır. Bal damarları genişletip, yüksek tansiyonu düşürür. Kalbi kuvvetlendirir ve çarpıntıları giderir.
* Kalbin her tarafının bol kanla beslenmesini sağlar: Bal karaciğerin en iyi dostlarından biridir. Bal karaciğerin kendi kendini tamir etmesine imkan tanır.
* Bronşit, gastrit, romatizma, mide ve onikiparmak bağırsağı ülseri, kansızlık gibi birçok hastalıklara şifadır: Balın içerisinde, hangi çiçeğin poleni ve miktarı fazlaysa bal o bitkinin karakterize özelliklerini gösterir. (Deli bal diye anılan bal ise tansiyonu düşürür, bir şeker kaşığından fazlasını yemek sakıncalıdır.)
(Kaynak: Kozmik Bilim Işığında Şifalı Bitkiler Kitabı, Prof. Ahmet Maranki)

İşte faydaları…
* Mideye kuvvet verir.
* Çocuklara zeka verir.
* Tansiyon düşürür, iştah açar.
* Doğal diş macunudur,kansızlığı giderir.
* Alaca hastalığının şifasıdır.
* Kabızlığa iyi gelir.
* Damarları açar, romatizmaya ve alerjiye faydalıdır.
* Ağrı dindirici özelliği vardır.
* Cildi yumuşatır, saçları besler,  göze faydalıdır, yara  iyileştiricidir.
* İshali keser, zayıflatıcıdır.
* Ülser ve mideye oldukça faydası vardır.
* Nezle ve öksürüğe iyi gelir.
* Kalp çarpıntısı için faydalıdır.
* Sedef, sarılık ve beyin hastalıklarında kullanılır.
* Gözün görme gücünü  kuvvetlendirir.

GERÇEK BAL nasıl anlaşılır?
* Aynı ölçek iki kaba tam süzülmüş gerçek bal ve glikozlu bal koyup ağırlıklarını karşılaştırdığınızda, gerçek bal çok daha ağır gelir.
* Bal buzdolabında şekerleniyorsa gerçektir.
* Balın kesafeti (yoğunluğu) çok, akışkanlığı sürekli olmalıdır, kesik kesik akan bal sahtedir. Çiçek balı hızlı, çam balı ise daha yavaş akar.
* Bir kaşığa bal koyup ateşe tuttuğunuzda gerçek bal oldukça akışkan olur, dayanıklıdır geç yanar; glikoz balı ise çabuk yanar ve kömürleşir.
* Buzdolabında yaklaşık bir ay bekleyen balın krem ya da tereyağ kıvamına gelmesi  balın hakiki olduğunu gösteriyor.
* Sabit kalem (kuşunkalem değil, ucu ıslandığı zaman mor renk yazan) alın bala uç  kısımını daldırın, sonra parmağınıza
 sürün renkli olarak çıkıyorsa bal karışıktır; çıkmıyorsa hakiki baldır.
* Soğuk havada donma yapmazsa bal sahtedir. Zeytinyağının donması gibi kavanozun  alt kısımları donma yaparsa hakiki baldır.
* Sahte balın rengi biraz daha açıktır,  normal balın kokusu yoktur. Normal  balın kıvamı biraz daha katıdır.
* Balı kaşıkla alıp yere döktüğünüzde sahte bal uzayıp resmen örümcek ağı gibi havada uçar.
* Bal şekerle yapılan diğer şerbetlere nazaran  çok daha fazla keskindir. Fazla yendiği zaman genizde hafif yanma yapar. Bu gerçek baldır.
* Düzenli bir şekilde tüketildiğinde gerçek bal şeker hastalarında şeker değerini sadece  birkaç puan artırır. Ancak aynı miktarda tüketilen glikozlu bal şeker hastalarını  komaya dahi sokabilir.

Benzer Konular:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir