Aerobik egzersiniz yararları nelerdir ? Başlıklı sorumuzun cevabı bu sayfamızda değerli ziyaretçilerimiz…

Diğer yararları yanında, aerobik egzersizin en önemli yararları kalp-damar sistemi üzerinedir;
-durağan bir yaşam sürenler, hareketli bir yaşam sürenlere göre 6 kez daha fazla kardiyak rikse sahiptirler,
-kan “kötü’ kolesterol düzeyi azalır, “iyi’ kolesterol düzeyi artar,
-vücut yağı kontrol edilir (kuvvet antrenmanı ile birlikte aerobik egzersiz ve özel diyet vücut yağını azaltır),
-vücudun direnci yorgunluğa ve fazla enerji gerektiren işlere karşı artar,
-kasların formu ve yağsız vücut kitlesini artar,
-tansiyon düşer ve iyi bir uyku düzeni sağlanır,
-vücudun genel direnci artar,
-kemik, tendon ve ligamentleri güçlenir, -yüksek bir emosyonel denge ve Pozitif görüş açısı oluşur.
Uzun süreli çalışmalar sonucunda, her 10 yılda, bireyin genel form düzeyi % 8-9 oranında azalmakta olduğu gözlenmiştir. Aktif insanlarda bu oran % 4 tür. Antrenmanlı bireylerde düşüş oranı % 2 dir (veya daha az ). Fazla kilo ve beden yağlarından sakınıldığında, dinçlikte azalma minimize olur. Dr. Paul Davis dinçlikteki azalmada en önemli faktörün vücuttaki yağ oranının yükselmesi olduğunu açıklar.
Kalp-damar sisteminin antrenmanı, maksimal kardiyak frekansın %60-90 arası, aerobi ortamdaki koşular ile sağlanır, kuvvet antrenmanları ya da diğer anaerobik ortamdaki antrenmanların sisteme katkıları çok azdır ya da yoktur.
//<![CDATA[document.write("");//]]>
Botoks botox nedir sorusunun cevabını bu sayfamızda siz değerli ziyaretçilerimiz için derledik…
Plastik cerrahi gibi estetik alanlarında oldukça sık kullanılan bir tedavi yöndemi de Botoks (botoks)’dur. Adını bir toksini kısaltılmışından alır. Orjinal Adı ; Botulinum toksini’dir.
Clostridium botulinum adlı bakteriden elde edilmiş ve edilmeye devam edilen bir toksin maddesidir. Botox, sinir uçlarında iletimi sağlayan maddelerin salınımını engelleyip, sinirler ile sinirlerin ulaştığı organlar arasındaki iletimi durdurarak etkisini gösterir.
Botox, injeksiyon şeklinde uygulanır ve ağrılı bir işlem değildir, injeksiyon anında hafif bir ağrı hissedilebilir. Mimik kaslarının hareketlerinde azalma istendiğinde mimik kaslarının içine, terleme şikayetinin azalması istendiğinde deri içine injeksiyon yapılır. Botox’un etkisi injeksiyonu takiben ilk hafta içinde ortaya çıkar ve etki süresi 3-9 ay olmakla beraber ortalama 6 aydır.
Sinir iletiminin durması, sinirin ulaştığı organın işlevlerinin azalmasını ya da tamamen kaybolmasını sağlar. Botox’un etki mekanizmasından tıpta birçok alanda yararlanılmaktadır. Plastik cerrahi alanında ise genellikle mimik kaslarının hareketleri ile ortaya çıkan yüzdeki çizgilenmeleri azaltmak ve aşırı terleyen bölgelerdeki terlemeyi azaltmak amacı ile kullanılır.
Bu şekilde yaşlı ve kızgın olarak görünen yüz ifadesinde de belirgin bir düzelme sağlanır. Botox, ter bezlerine uygulandığında, ter bezleri ile sinir uçları arasındaki iletim de durdurularak ter bezlerinin çalışması azaltılabilir. Vücudun en çok terleyen bölgeleri, avuç içleri ve koltuk altı bölgesidir. Aşırı terleme ve buna bağlı ter kokusu şikayeti olan kişilerin terleyen bölgelerine botox uygulandığında şikayetlerinde düzelme sağlanır.
Mimik kaslarının yıllar boyunca çalışması, üzerini örten deri üzerindeki kıvrım ları belirgin hale getirir ve böylece yüzdeki dinamik çizgilenmeler ortaya çıkar. En sık ortaya çıkan dinamik çizgiler, alın, kaşlar arası, göz kenarları ve ağız çevresinde görülür. Alın ve göz kenarlarındaki çizgiler kişiye daha yaşlı bir görünüm, kaşlar arasındaki çizgiler ise kişiye çatık kaşlı, kızgın bir bakış ifadesi verir. Mimik kaslarına botox uygulanarak bu kasların hareketleri zayıflatılabilir, kas hareketlerindeki azalma, üzerindeki derinin, kas hareketleri ile katlanmasını ve katlanmaya bağlı çizgilenmeyi de azaltır.
Botox, etkisini yitirdiğinde uygulama tekrarlanabilir. 2 yıl boyunca düzenli olarak botox uygulanan kişiler uygulamaya aynı düzende devam ettiklerinde kaslarında belirgin bir zayıflama ve buna bağlı yüz ifadesinde değişim olabilir. Bu nedenle uygulamaların 2. yıldan sonra daha uzun aralıklarla yapılmasında yarar vardır. Botox’un sağlık üzerine ciddi bir yan etkisi yoktur.
Uygulama sonrası geçici bir şişlik, morarma, nadiren de geçici olarak göz kapağında düşüklük yapabilir. Botox’un gebelik ve emzirme döneminde zararlı bir etkisinin olup olmadığı henüz tam olarak bilinmemektedir. Bu nedenle gebelik ve emzirme döneminde botox uygulamalarının yapılmaması önerilir. Sinir-kas sistemine ait hastalığı olan kişilerde (Eaton-Lambert sendromu, myastenia gravis gibi)
Limon suyu cildi dezenfekte eder, sivilceleri kurutur ve siyah noktaların kaybolmasına yardımcı olur. Limon özellikle yağlı ciltler için ideal bir temizleyicidir. sıkılaştırıcı etkisi vardır. Limonun içerdiği asitler cilde aynı zamanda peeling yapar…
Cilt için limon peelingi Limonun içerdiği asitler cilde aynı zamanda peeling görevi yapabilir. Dirsek, diz ve tabanlarda oluşan sert derileri size şimdi verecek olduğumuz limon reçetesi ile yumuşatarak, pürüzsüz görünmesini sağlayabilirsiniz. Bir çorba kaşığı limon suyu ile iki çorba kaşığı balı kısık ateşte hafifçe ısıtın. Ocaktan alındıktan sonra bir süre soğumasını bekleyin. Hazırlanan karışım soğuduktan sonra kuruyan ve çatlayan cildin üstüne sürün. 20 dakika beklettikten sonra peeling yaptığınız bölgeyi su ile temizleyin. Son olarak temizlediğiniz bu bölgeyi limon kabuklarıyla ovalıyın. Bu işlem sonunda derinizin taze görünüşü sizi bile şaşırtacaktır.
Limonla değişik yüz maskeleri 
-Az yağlı yoğurda 5 damla limon suyu katın.Yüzünüzü temizledikten sonra bu maskeyi sürün ve 15 dakika bekleyip yıkayın.
-Avokado”nun yarısını püre haline getirin, içine bir çay kaşığı limon suyu katın ve bir yumurta akını iyice çırptıktan sonra ekleyin. Cildiniz kuru ise birkaç damla badem yağı da koyun. Karışımı yüzünüze ve boynunuza uygulayın. 20 dakika beklettikten sonra su ile temizleyin.
-100 gr. yulaf ezmesi, 1 limon suyu ve bir yumurta akını karıştırdıktan sonra ortaya çıkan karışımı, maske halinde yüzünüze yayın. 10 dakika bekleyin. Bu maske cildinizi gergi
kaynak:takvim.com
 |
| Kalıcı Zayıflamak İçin Yöntem |
Yıllardır kalıcı zayıflamak için yöntem arıyorum ama gerçekten nasıl beslenmek gerek bunu kimse öğretmiyor. Ben masabaşı bir işte çalışıyorum. Dolayısıyla vücut gücü harcamıyorum. Fakat sürekli beyin yoran bir iş yaptığım için de çok yoğun beyin gücü kullanıyorum. Madem karşımdaki kişi beslenme danışmanı (bu da yeni sıfat galiba, diyetisyenden farklı birşey mi bilmiyorum), o zaman bana ve benim hayatıma faydası olacak bilgileri öğretmeli ki ben bunu ömür boyu sürdürebileyim. Bir ömür kim öğlen ton balıklı salata yiyebilir yada tüm salatalar nasıl yağsız olacak, zeytinyağının salataya verdiği o tadı hayatımdan çıkaracak mıyım?
Ama onlar da haklı, bir kez öğrenirsem doğru beslenmeyi, bir daha neden kapılarını çalıp onlara para yedireyim ki!
İşte kalıcı zayıflamak için ortada bir yöntem varsa da bunu daha fazla para kazanma uğruna taksit taksit uyguluyorlar. Bu da insanda bıkkınlık yaratıyor bir zaman sonra.
Özellikle son 4 yıldır çok fazla bitkisel destek denedim. Bunların bir faydasını da görmedim sanırım ki hala kilolarla uğraşıyorum. L-Carnitine hapları, CLA hapları,mega fat burner sporcu destekleri,yeşil çay ekstresi, hoodia içerikli diyet bantları, bio-silhouette, apple cider, waterpill,extreme cal blocker, lipotropic factors,tereotu tableti,krom tabletleri. Şimdi buraya yazınca ürktüm doğrusu, umarım bunlar bana daha da zarar vermemiştir. Bunun yanısıra, diyetisyene giderken, bir yandan da lazerle akupunktur noktalarının uyarılması terapisine devam ettim, bu da haftada bir gerçekleşti 4 ay boyunca. Diyeti daha rahat geçireceğim vaat edilmişti ama ben pek bir değişiklik hissedemedim. Basen ve bacak bölgesini hedef alan, elektrikli pedler masaj uygulamasına gittim bir süre. Peşinden spor da yaptırdıkları ve katı bir diyet verdikleri için o dönem işe yaramıştı ama sonra gene aldım. Tekrar gittim aynı yere fakat bu sefer motivasyonum çok düşmüştü programı doğru dürüst takip edemedim bile…
Kalıcı zayıflamak için yöntem arıyorum. Bunca programı bir arada yürütmek için çabalayan vücudumun birgün iflas edeceğinden korkuyorum.
Eşimin ailesine gittiğimizde acaba kilodan dolayı yaşlı mı gözüküyorum, benim için şişko mu diyorlar, göbeğime basenime bakıp amma da koca g..lü mü diyorlar diye hep içten içe üzülüyorum.Onlar kilo alınca resmen seviniyorum, kilo verince de acayip kıskanıyorum. Kalıcı zayıflamak için hangi yöntemi kullanıyorlar soramıyorum bile.Hele bir de ben diyet yapıyorum deyip hiç kilo veremeden eski yeme düzenime dönüyorsam hah diyorum demişlerdir ki gene beceremedi:( . Eşim hiç bir zaman bana kilolusun vs. demedi. Çok zayıf sevmem ben der hep ama acaba içinden karım azcık kilo verse diyor mudur diye de düşünmüyor değilim. Paranoyak olmadan bir versem şu kiloları iyi olacak…
Son zamanlarda kilo sorunu psikolojimi bozmaya başladı. Çünkü verdiğim kiloları hep geri almak beni başarısız hissettiriyor. Ve hani insan düşündüklerini kendine ispatlar derler ya, ben de bu konudaki başarısızlığımı kendime ispatlarcasına, her kilo verişten sonra alıyorum, sigarayı bırakacağım diyorum bırakamıyorum, spora başlayacağım diyorum başlayamıyorum yani zincirleme bir reaksiyona giriyor. Eşimle aynı ofiste olduğum için sanki ben daha da kilo alırsam herkes bana bakar, “şuna bak yeni evli ama amma da şişman,,hiç mi bakmıyor kendine” der gibi hissediyorum. Bu düşünce beni çok mutsuz ediyor. Kalıcı zayıflamak için farklı yöntemler mi denemeliyim bilmiyorum ama en kısa zamanda bir şeyler yapmam gerektiği gün gibi ortada. Acil yardım…
Asuman Günyolu
Muğla
Halk arasında ”Karasu” olarak bilinen Glokom’un (göz tansiyonu) milyonlarca insanı etkileyen yaygın bir göz hastalığı olduğunu belirten uzmanlar, erken teşhisin önemine dikkat çekiyor
Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) Ahmet Necdet Sezer Uygulama Hastanesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Faruk Öztürk, Glokom’un birçok hasta tarafından ancak ileri dönemde, belirgin görme kaybı ortaya çıktığında fark edilebildiğini belirterek doktor tarafından düzenli aralıklarla yapılan muayenelerin Glokom’un erken tanı ve tedavisi için en iyi yol olduğunu ifade etti.
Doç. Dr. Öztürk, Glokom hastalığı ile ilgili olarak şu bilgiyi verdi:
”Glokom’a bağlı görme kaybını engellemenin tek yolu erken tanıdır. Görme alanında glokoma bağlı belirgin hasar olmadıkça hasta bu kaybın farkına varamaz. Bu nedenle düzenli aralıklarla göz muayenelerinin ve gereğinde görme alanı gibi ileri tetkiklerin yapılması önemlidir. Glokom dünyada milyonlarca kişide görülen ve her insanda ortaya çıkabilecek bir hastalıktır. Bununla birlikte bazı faktörler hastalığın ortaya çıkma riskini artırabilir. Glokom riskini arttıran faktörlerin başında da ilerleyen yaş gelmektedir. 60 yaşın üzerindekilerde risk, 60 yaşın altındakilere göre 6 kat fazladır.”
Çocukların da bu hastalığa yakalanabileceklerini ifade eden Öztürk, çocukların göz tansiyonlarının normal olduğu sürece okula başlamadan önce ve sonrasında 2 senede bir göz muayenesi yaptırılması gerektiğini söyledi.
Öztürk, Glokom hastalığının düzenli kontrol altında tutulmasıyla tedavinin başarılı olacağını sözlerine ekledi.
Bu cinsellik ile ilgili makalemiz herkesi yakindan ilgilendiriyor. Asagida yer alan cinsel sağlık bilgileri makalesi kisaca sunu soyluyor:
Aşk+Seks=Sağlık
Marmara Üniversitesi’nden Prof. Dr. Ferruh Şimşek, sevgiyle yaşanan cinselliğin mutluluk hormonlarını harekete geçirerek vücuda sayısız fayda sağladığını dile getirdi. Cinsel ilişkinin her bedensel fonksiyon gibi eksiksiz ve doğru olması gerektiğini belirten Şimşek, cinsel rahatsızlıkları olanları bunun bir sağlık sorunu olduğu bilinciyle hekimlere başvurmaya çağırdı.
İşte cinsellik ve sağladığı yararlar:
• Kasları gevşetir: Cinsel ilişkide doyum sağlandıktan sonra, bütün vücutta fiziksel ve ruhsal tatmin, rahatlık duygusu oluşur. Orgazm sonrası yaşanacak rahatlama, belirgin farklılıklarla ortaya çıkar.
• Kan dolaşımını artırır: Cinsellik vücut için efordur. Aynı iki kat merdiven çıkmak ya da hafif bir egzersiz yapmak gibidir. Vücut daha fazla efor harcar. Kalp atışları hızlanır.
• Mutluluk verir: Mutluluk veren hormonların salgılanmasına neden olur. Endorfin, serotonin ve dopamin hormonları coşkuya yol açar.
• Acıları azaltır: cinsel ilişkinin gevşetici etkisi, kas çekilmelerinde meydana gelen acıları da hafifletir.
• Formda hissettirir: Doygunluk, rahatlama ve sevginin bir sonucu olduğu için bedensel ve ruhsal katkısı vardır. Sevgiyle ve doygunlukla yapılan Cinsellik formda hissettirir.
• Olumlu düşünmeyi sağlar: Orgazm sonucu serbest kalan enerji, olumsuz düşünceleri önleyip, olumlu bir bakış açısı verir.
• Adeti düzenler: Düzgün bir cinsel hayat hormonal dengeyi korur ve adetin düzenli olmasını sağlar. Düzenli orgazm yaşayan kadınlar kanlarındaki endorfin miktarından dolayı düzenli ve ağrısız adet görürler.
Sonraki Sayfa »